Texas’ta Bir Demokrat

ABD’de, Colin Kaepernick adlı Amerikan Futbolu yıldızı, Trump’ın seçildiği seçimlerden çok önce, milli marş çalınırken diz çökerek protesto etmeye başlamıştı. Çok ses getirmeyen bu eylem, Trump kampanya sırasında, Amerikan futbol takımlarının sahiplerine, “bu oyuncuları ne zaman kovacaksınız, kovan milli kahraman olur” gibilerden gürlediğinde gündeme oturmuş ve yaygınlaşmıştı.

ABD’nin en muhafazakâr eyaletlerinden olan Texas’ta Demokrat aday Beto O’Rourke, kampanyası sırasında, bahse konu olan protesto eylemi hakkında, “haklarınız için barışçı bir biçimde ayakta durarak veya diz çökerek mücadele etmekten daha Amerikalı olan bir şey yok” demiş. Bu laf, O’Rourke’ın münasebetsizliklerinin sadece biri. The Guardian’da Will Hutton imzasıyla yayınlanan yazıdan (https://www.theguardian.com/commentisfree/2018/nov/11/message-from-midterms-new-progressive-america-slowly-taking-shape) öğreniyoruz ki, genel sağlık hizmeti, kadın hakları, hesap verilebilirlik, bireysel silahlanma karşıtlığı, marihuana yasağı karşıtlığı gibi, kabarık bir sabıkası varmış. Bütün bunları ve… “Amerika’yı güçlü kılıyor” diyerek göçmenlerin tarafından yer almayı ve hatta ABD’nin dış politikasındaki militarizme itirazını… Hepsini, Texas gibi bir yerde, seçim kampanyası sırasında, kasaba kasaba gezerek tekrarlamış.

Seçim nasıl neticelenmiş?

O’Rourke kıl payı farkla kaybetmiş. Texas’ta beklenmeyecek bir şey.

Texas’ta olan, sadece Texas’la kalmadı. Dün de sözünü ettiğim gibi, bütün ABD’de, irice yerleşim yerlerinin “hepsinde”, adaylar, O’Rourke’ın ajandasını andıran ajandalarla kampanya yürüttüler ve ciddiye alınacak bir karşılık buldular. Bildiğim kadarıyla Trump karşısında Clinton’un, olsa olsa mahcubiyet içinde değindiği mevzulardı ara seçimlere damga vuran adayların ajandaları. Ve… Esas mühim olan şu ki, ABD’nin dört bir yanından, en beklenmeyecek yerlerden “bile” yankılandı.

Devam etmeden önce, O’Rourke’ın şu “haklarınız için barışçı bir biçimde ayakta durarak veya diz çökerek mücadele etmekten daha Amerikalı olan bir şey yok” formülasyonundaki zarafet karşısında hepinizi diz çökmeye davet ediyorum. Amerikalı olmayı kendilerince —kendilerini içeride düşmanlarını dışarıda bırakacak şekilde— tarif ederek bir politika üreten Trump ve taraftarlarına, “siz kimsiniz de tarifi yapıyorsunuz” dememiş, “siz kimsiniz de şunları dışarıda bırakıyorsunuz” dememiş, “başlarım sizin Amerikalılığınıza” dememiş, “tamam biz de Amerikalı olmayı önemsizleştirelim” dememiş, Amerikalılığı yeniden ve “başka biçimde” tarif etmiş. Soylu, gurur duyulacak bir biçimde. Siyaset, esasen, bundan ibaret bir şey. Bölüyor mu, bölüyor. Her tarif böler. Ama “milli marşta ayakta duranlar – diz çökenler” diye değil, “hakları için barışçı bir biçimde mücadele edenler – etmeyenler” diye bölmüş. Üzerinde uzun uzun yazmaya lüzum yok gibi görünüyor. Çünkü anlayan, bir bakışta anlıyor. Anlamayana ise yıllarca anlatsanız da nafile.

Nihayet…

Bahse konu yazının son paragrafı, “Birleşik Devletlerde olan Britanya’da da oluyor” diye başlıyor. “Bizim kültürümüzün yakınsadığı yer de, bunaltıcı sağcı medyamız maskeliyor olsa da, aynı. Jeremy Corbin’in yenilgiye boyun eğmesine aldanmayın, Brexit, durdurulabilir. Bir referandum aynı eğilimleri vurgulayacak ve Britanya’yı kurtaracaktır. Bütün ihtiyacımız, İşçi Partisinin uyanması ve —bu süreci desteklemesidir.”

Eh, Britanyalıların güvenebileceği bir İşçi Partileri var demek ki. Sahiden güvenilir mi, kendisine duyulan güveni hak ediyor mu, uyanabilir mi, uyanırsa kendisinden bekleneni gerçekleştirebilir mi, bahsi diğer —hiç birini bilmiyoruz. Ama bizim açımızdan mesele Britanyalılarınkinden bir hayli farklı. Bizim ümit besleyebileceğimiz bir muhalefetimiz, tutunacak bir dalımız yok. “Aman ha, öyle herkese kapımız açıkmış zannetmeyin, Andımız var, Türkçe ezan filan, Türkiye hep o bildik dikiş yerlerinden bölünmüş bir ülke ve biz de hep bildiğiniz yerdeyiz” diyen, onları da ancak nadiren dile geldiğinde diyebilen bir zavallı, bir antika muhalefetimiz var. Biz emin ellerdeyiz, ya yüzlerce veya onlarca yıl eskiye demir atmış durumdayız. Endişeye mahal yok, huzur içinde uyuyabilirsiniz.