Kıyametten Sonra Hayatta Kalmak

Netflix’te BuzzFeed yapımı Follow This adlı bir dizi var. Her bölümde, akla gelmeyecek mikro kültürlerden birini, kendilerince, görünür kılmaya çalışıyorlar. İlk sezonun bir bölümünde mesela “Erkek Hakları” diye bir bölüm var, hakkında saatlerce konuşulabilir.

Ama daha önce…

Bir biçimde —mesela bir kasırga ve/veya nükleer saldırı gibi doğal veya insan eseri— bir kıyamet gerçekleştikten sonra hayatta kalmak için “şimdiden” tedbirlerini alanlar varmış. Bölümlerden biri, onların siyah olanlarını gündeme getiriyor. Bölümü izlerken ne hissedeceğimi bilemedim. Zamanla bir tek duygu diğerlerinin arasından öne çıktı. Eğer korkulduğu gibi bir kıyamet gerçekleşir, medeniyet —yani şehirler— ortadan kalkarsa… Öyle bir dünyada “hayatta kalmak istemezdim” gibi geldi bana. Yani bırakın öyle bir ihtimal için şimdi vakit ayırıp “yatırım yapmayı”, eğer öyle bir ihtimal gerçekleşirse, beni öldürmesini tercih ederdim gibi…

Bilemem elbette, öyle ekstrem şartlarla karşılaşacak olursam, “o anda” ne hissederim, reflekslerim bana neyi buyurur. Ama şimdi, serinkanlı bir biçimde değerlendirme lüksü içinde… Kalsın…

***

İşin şöyle bir yanı var ama… Meselenin doğal afet kısmı giderek geri planda kalmış, birileri ciddi ciddi, devletin artık insanları umursamadığını düşündüğü için tedbir almaya başlamış. Özellikle Trump sonrası atmosfer, anladığım kadarıyla, siyahlar için alarm zillerinin çalmasına yol açmış. İşe oradan bakınca, yani devlet hakkında “bizi korumak için parmağını oynatmaz” düşüncesi yaygınlaştığı ortamda, başka bir boyuta geçiliyor gibi.

Devletin beni “umursadığını” hiç düşünmedim. Ama “umursuyor olmamak” ile “umursamamak” arasında bir nüans var. Belki de “bana düşmanlık yapmayan devlet” ile “düşmanlık yapabilecek olan devlet” arasındaki fark gibi bir şeyden söz ediyoruzdur, kim bilir!

İş buralara vardıysa…

Enteresan yerlere doğru sürükleniyor olduğumuzdan şüphem yoktu da, bu kadar “ileri” konaklara ulaşıldığına pek ihtimal vermiyordum.

Hadi bakalım…

Genel kategorisine gönderildi