Beyhude İşler

Le Corbusier otomobillerin şehirler için çok büyük tehdit olduğunu yazmıştı. Haklı çıktı. Avrupa Şehir Şartı mesela, otomobillerin şehirleri nasıl öldürdüğüne dair uzun, kapsamlı ve dokunaklı bir girişle başlar.

Ama…

Le Corbusier’in tehdit olarak otomobilleri işaret ettiği metnin ana dayanağı, Paris’te belirmeye başlayan üç beş otomobilin sebep olduğu ölümlü trafik kazalarıydı. Avrupa Şehir Şartının girişinde otomobile yöneltilen suçlamaların arasında trafik kazaları yer almıyor. Çünkü, otomobil sayısıyla, her gün şehir merkezlerinde otomobille yapılan milyonlarca kilometreyle kıyaslandığında, şehirlerde vuku bulan trafik kazaları eser miktarda…

Otomobil dünyayı değiştirdi. Çok köklü bir biçimde değiştirdi. Son yüz yılda yapılan iş karşılığı ödenen ücretlerin büyük bölümü otomobil endüstrisi ve yan sanayii sayesinde ödendi, ötesine lüzum var mı? Ama ötesi de var: Otomobil petrol ihtiyacını körükledi ve o da dünya siyasetinin biçimlenmesine yol açtı. Dünyada zenginliğin yeniden dağılımında petrol çok belirleyici bir rol oynadı. Yol yapımı, yolların ve otomobilin varlığının göçü kolaylaştırması ve saire gibi bir yığın başka faktörü ilave edersek, otomobilin bize ne yapmış olduğunu az çok hissedebiliriz. Bugün İnternet neyse, yüz yıl önce otomobil oydu.

Ford 1908’de model T’leri yapmaya başladıktan onlarca yıl sonra yazmıştı Le Corbusier “otomobiller şehir içinde dolaşan canavarlar” lezzetindeki uyarılarını. Anlaşılan o ki, o tarihlerde birileri “gün gelecek, her iki aileden biri otomobil sahibi olacak, bazı ailelerde iki, hatta daha çok otomobil olacak” deseydi, herkes gülecekti. Şu kadarcık otomobil bile şehir içinde doğru dürüst yolunu bulamaz, birbiriyle vuruşup dururken, o kadar otomobil… Olacak iş değil. Kaldı ki, o kadar otomobil için şu kadar benzin gerekir. O kadar benzin için şu kader petrol çıkarıp işlemek lazım. Yetmez, neredeyse adım başında benzin pompaları… Sonra yollar… Kolay mı öyle milyonlarca kilometre yol yapmak?

O tarihlerde imkânsız görünen her şey oldu. Kimse planlamadığı halde oldu —zaten bana kalırsa birisi planlayabilseydi olmazdı ama o ayrı mevzu. Otomobil iktisadı, sosyolojiyi, servetin ve itibarın yeniden dağıtımını, gündelik hayatlarımızı, uzak kavramımız başta olmak üzere dünya algımızı, ve… Şehirlerimizi tepeden tırnağa değiştirdi. Başta şehirler olmak üzere bir yığın şeye çok zarar verdi. Mesele şu: Otomobilin yaygınlaşmaya başlamasından onlarca yıl sonra bile otomobile yönelik itirazların arasında kendisine hiç yer bulamayan zararlar verdi.

Otomobilin bize ne yapmış olduğunu, bugün bile tam manasıyla belirleyemeyiz. İnternet de öyle olacak.

Le Corbusier’le başlamıştık, onunla bitirelim: Paris’te henüz üç beş araç varken vuku bulan trafik kazalarının frekansını baz alarak “şu kadar yüz bin araç olduğunda ve her biri günde ortalama şu kadar kilometre yaptığında günde kaç ölümlü kaza olur” sorusunun cevabını tahmin etmeye kalksaydık, fena halle çuvallamış olurduk. Gerçekte olan, yapacaktı olduğumuz tahminin yanında hiç mertebesinde kalır.

Neden öyle oldu? Eh, bir yığın tedbir aldık, yol yapımından trafik kurallarına kadar bir yığın fiziki ve kavramsal araç geliştirdik. Hepsi de mühim. Ama asıl faktör, kafatasımızın içinde gerçekleşen şey. Nöron bağlantılarımız değişti. Otomobille yaşamayı öğrendik. Otomobilli dünyada yaşamayı öğrendik.

İnternetle de öyle olacak.

Aldığımız/alacağımız tedbirlerden, yaptığımız/yapacağımız düzenlemelerden ziyade, biz öğrendiğimiz için gerçekleşmeyecek bugün yapılan kötümser tahminlerin büyük bölümü.

Ama…

Tekrarlayayım: İnternet de öyle hayatlarımıza eklemleniverip… Böyle bir şey söylemiyorum. İnternet, büyük bir paketin en gösterişli unsuru olarak, dünyayı ve dünyayı kavrayış tarzımızı geriye dönüşsüz biçimde değiştiriyor/değiştirecek. Bugüne kadar gerçekleşmiş olanlar devede kulak bile değil. Daha yolun başındayız. Paris’te üç beş araç safhasındayız henüz.

Yirminci Yüzyıl, beş teknolojiyle dünyanın tepeden tırnağa değişmesine şahit oldu: Otomobil, beton, televizyon, bilgisayar ve İnternet. Başına bütün bunlar gelmiş bir türün mensupları olarak, hâlâ 19. Yüzyıl aklıyla, ahlakıyla, zihniyetiyle iş görmek, 19. Yüzyılı ihya etmeye kalkmak beyhude.

Genel kategorisine gönderildi