Avrupa

Ekim’den beri “Türkiye Suriyeleşecek, üstelik bu süreç öyle çok da vakit almayacak” diyorum.

Türkiye Suriyeleşirse…

Türkiye kaybedecek. Kürtler kısa vadede herhalde kazançlı çıkacak, kazançlarını orta vadede koruyabilmeleri ihtimali de düşük görünmüyor. Rusya, İran ve İsrail kısa vadede kazançlı çıkacak. Rusya ve İran’ın kazançlarını orta vadede koruyabileceklerine ihtimal vermiyorum. Amerika? Eh, günü kurtaracak. Zaten fazlasını ümit ettiklerini de zannetmiyorum.

Türkiye Suriyeleşirse, Türkiye’den sonra en büyük kaybeden Avrupa olacak. O görünüyor. Dahası —öyle görünüyor ki— kendileri de görüyor.

İyi de…

Avrupa’nın elinde, Türkiye’nin Suriyeleşmesine mani olmak için bir enstrüman var mı? Görünen o ki Avrupa, daha önce Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde, Gül’ün arkasında durdu. Erdoğan’ı Gül’le dengeleyerek Türkiye’nin istikrarsızlaşmasına mani olma hayalleri kurdu. Gül onları yarı yolda bıraktı. Davutoğlu Başbakan olur olmaz, bu defa Davutoğlu’nun arkasında durarak, onu güçlendirmeye çalıştılar.

Bende kalan intiba, “bu iş olmayacak” noktasına varmışlar gibi…

***

Bir vakittir bir fantezim var: Erdoğan önümüzdeki birkaç hafta içinde Davutoğlu’nu çağırıp “beceremiyorsun, bırak” diyecek. Davutoğlu bırakmayacak. Davutoğlu’nu düşürmek için AKP grubunun gensoru vermesi icap edecek.

Durun, gülmeyin, söyledim fantezi diye…

Ama…

Erdoğan’ın Davutoğlu’na “bırak” demesi, bunu birkaç hafta içinde demesi, o kadar da uzak bir ihtimal değil. Davutoğlu’nun “bırakmam, gücün yetiyorsa düşür” demesi? Biraz daha düşük bir ihtimal ama Ankara’da genel olarak tahmin edildiği kadar da düşük olmadığını tahmin ediyorum.

Geçen hafta Erdoğan’ın “HDP’lilerin dokunulmazlıkları kalksın” yaygarasını Davutoğlu sulandırınca, Ankara’da birçok kişi “neden yaptı bunu” diye sordu. Şaka yollu, “Erdoğan’ı taksit taksit öldürmeye çalışıyor” dedim. Şaşkınlıkla “nasıl yani” dediklerinde de, “şekerini yükselterek” cevabını verdim. Davutoğlu bir oyun oynuyor ama sonunu getirebilir mi, bir fikrim yok. Parti içindeki gücü, uzun süre dayanmaya yetmez. Peki, Avrupa’nın desteği? Desteğin niteliğine ve büyüklüğüne bağlı…

Yani fantezi filan diyorum ama, eğer budala muhalefetimiz kendilerinden beklenebilecek bir budalalık daha sergileyip Erdoğan’ın hayalini gerçekleştirmezse, yani Davutoğlu Hükümetini düşürmeye muhalefet teşebbüs etmezse, Erdoğan’ın başka opsiyonu da kalmayabilir.

***

Eğer kısa vadede muhalefet Davutoğlu’nu düşürmeye teşebbüs ederse, Hükümet —bence— kesin düşer. Erdoğan timsah gözyaşlarıyla, “sevgili Ahmet kardeşinin kıymetinin bilinmediği”ni anlatır, —Davutoğlu için değil— kendisi için bir mağduriyet daha üretir. Sonra da istediği tasarımı yapar.

Benim tanıdığım muhalefet böyle bir işe girmezse, Davutoğlu’nu koruma güdüsü yüzünden girmezlik etmez, düşürebileceklerine ihtimal vermediklerinden girmez. Erdoğan —mesela Türkeş ve Baykal aracılığıyla— uygun yerlere uygun mesajları gönderir, filan da… Yine de inanmayabilirler.

Davutoğlu’nu —Erdoğan’dan aldıkları direktifle— AKP’liler düşürürse? Düşürmeye kalkarsa?

O vakit görürüz Avrupa’nın imkânlarını… İmkânları kullanma kabiliyetlerini…

Genel kategorisine gönderildi